Tüm Haberler

Ted Bundy – Tarihteki ilk seri katil

“Sorunlar yaşıyorum, bir şeyleri çözmek konusunda ciddi sorunlarım var.”

“Bir insanın başka bir insanın hayatını mahvettiği noktaya nasıl geldiğini açıklamanın bin bir yolu var.”

“Güzel görünüşlü kızlar görürdüm. Ve ilk düşündüğüm şey onlarla çıkmanın ne kadar iyi olacağıyken, ikinci düşündüğüm şey, kafalarının bir sopada ne kadar güzel duracağı olurdu.”

Bir seri katil olan canavar ruhlu Ted Bundy’nin beyninin içinde neler döndüğünü anlatan sarsıcı sözlerle yazımıza başlayalım ve yine onun sözleri ile devam edelim.

“Kimsenin kötü şeyler yaptığımdan şüphe duyduğunu sanmıyorum. Asıl soru neyi nasıl, ne zaman ve en önemlisi neden yaptığım.”

1970’lerde Robert Keppel Amerika’da bir şerif odasında dedektifti ve Ted Bundy ile yaptığı görüşmeleri Ted Bundy’nin de onayı ile kayıt altına almıştı.

Dedektif Robert Keppel ve ekibi onunla konuşurken şunu fark etmişlerdi; Ted Bundy, her ne kadar başka insanlardan bahsetmeye çalışsa da aslında kendinden ve cinayetlerinde yaptığı şeylerden bahsediyordu. 

Dedektifin yöntemi Ted Bundy’nin konuşmasına izin vermekti. Çünkü Ted Bundy’nin yapabileceği tek şeyin, kişisel deneyimlerinden söz etmek olacağını biliyordu.

Ted Bundy, yaptıklarını bu yöntemle dedektif Robert Keppel’e gerçekten anlatmıştı. Peki, bunu yaptığını fark etmiş miydi? Elbette ki fark etmemişti. Zira fark etseydi, kesinlikle ağzını açmazdı. 

“Her şey Washington eyaletinde başladı. Orası yaşadığım, büyüdüğüm, çocukluğumun ve gençliğimi geçirdiğim yerdi. Ayrıca ilk suçların, kazaların ve cinayetlerin yaşandığı yer.”

14 Temmuz 1974 Pasifik Kuzey Batısında olağanüstü bir gündü. Günlerden pazardı. İnsanlar çalışmıyordu ve hava dışarı çıkıp havluları serip de güneşlenmek ya da havuza gitmek için mükemmeldi. Müthiş bir hava vardı. O gün dışarda binlerce insan vardı ve bazıları kolu sargılı bir adamın genç bir kıza elindekileri arabasına yüklemeye yardım edip edemeyeceğini sorduğunu hatırlıyordu.

Parka güneşlenmek için yalnız başına giden genç kızın yanına havlusunu seren kolu bandajlı genç bir adam, genç kızla sohbet etmeye başladı. Bir süre sonra genç adam genç kızı arabasının olduğu otopark alanına birlikte gitmeye ikna etti ve genç kızı arabasına bindirerek kaçırdı.

Ted Bundy arabasına bindirdiği genç kızı öldürdükten çok kısa bir süre sonra aynı yere geri döndü ve bu defa da erkek arkadaşıyla kısa bir tartışma yaşayan 18 yaşında bir başka kızı kadınlar tuvaletine giderken gözüne kestirdi. Genç kız son olarak kadınlar tuvaletine giderken görülmüş daha sonra da kaybolmuştu.

Anlatılan cinayetler Ted Bundy’nin işlediği ne ilk ne de son cinayetler olacaktı.

“Bir taneden sonrası yeterli gelmiyordu ve saniyeler içerisinde tekrar geri dönüyordum.”

Genç kızların ardı ardına kaybolması yöre halkında büyük bir korku iklimi yaratmıştı. İnsanlar neler olduğunun, neden olduğunun şaşkınlığını yaşıyorlardı. Hangi koşullar altında bunlar gerçekleşiyordu, genç kızlar arkalarında hiçbir iz bırakmadan nasıl kayboluyorlardı?

Dedektif Robert Keppel, o sıralar mesleğine yeni başlayan çaylak bir dedektifti, çok az deneyimi vardı ve neyle karşı karşıya olduğunu henüz kestiremiyordu. 

Dedektif ve polisler, göllerde, plajlarda fotoğraflar çektiler, yollarla otopark alanlarını dolaştılar, görgü tanığı olan insanların kaybolanların gittiği ve bir daha dönmediğini iddia ettikleri yerleri didik didik incelediler, fakat bu araştırmalar sırasında hiçbir şey bulamadılar.

Dedektif Robert Keppel mesleğinin ilk günlerinin yaşıyordu, çaylaktı ama aynı zamanda da zeki bir adamdı. Rutin kayıp kişi soruşturmaları sırasında bir şekilde halkın dikkatini çekmeleri gerektiğini düşünüyordu. Çünkü birilerinin kaybolan bu kızları mutlaka görmüş olabileceğini tahmin edebiliyordu. Tahmin ettiği gibi de olmuştu. Halk arasında kızları ve konuştukları kişiyi görenler olmuştu.

Görgü tanıklarının tamamı aynı kişiyi tarif ediyorlardı. Genç, yakışıklı, beyaz tişörtlü, beyaz şortlu, güzel telaffuzlu ve kolu sargılı bir adam.

Yakınlardaki insanların bazıları kızlarla arasındaki diyaloğa bile şahit olmuşlardı. Görgü tanıkları adamın adının Ted olduğundan bahsediyorlardı. Ama bu polis için hiç de yeterli bir bilgi değildi. Çünkü, Ted adında çok fazla insan vardı ve bu kişi kızlarla tanışırken gerçek olmayan bir isim de kullanmış olabilirdi.

Görgü tanıklarının bazıları polise yardım ettiler ve polis çiziminin gerçekleşmesini sağladılar. Ted adında görüntüsü az çok beliren biri vardı artık polisin elinde. Bu çizim ve Ted adı radyo ve televizyonlarda yayınlandı. İnsanlara yakınlarında Ted adında böyle biri varsa, vakit geçirmeden ihbarda bulunmaları gerektiği anımsatılıyordu. 

Ted Bundy ile 1959 yılında tanışan ve ilişkisini halen devam ettiren kız arkadaşı resimlerin yayınlanması ile beraber büyük bir şok yaşamıştı. Bu Ted’di. Polisi araması gerektiğini düşünüyordu.

Öte yandan insanlar artık korkuyordu. Dışarda bir şeyler oluyordu, genç kızlar birdenbire kayboluyorlardı ve onlarla ilgili hiçbir iz bulunamıyordu.

Ted Bundy’nin kurbanlarının gerçek sayısı tam olarak bilinmiyor. On yıldan daha uzun bir süre inkâr süreci yaşadıktan sonra, elektrikli sandalyeye oturmadan kısa bir süre önce 30 kadar genç kızı öldürdüğünü itiraf etmiş olsa da bu sayının daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Ted Bundy, gerçek bir sosyopattı. Gerçekleştirdiği vahşi cinayetler herkesi şaşırtmıştı çünkü; eğitimli, etkileyici, güzel giyinip güzel konuşan genç bir avukat olarak tanınıyordu.

Ted Bundy, öldürdüğü genç kızların güvenini kazanmak için yakışıklı ve karizmatik oluşunu kullanıyordu. Çoğu kez yaralanma ve sakatlık taklitleri yaparak gözüne kestirdiği genç kızlara yaklaşırdı. Kurbanlarını tenha yerlerde sopayla döverek öldürüyor ve öldürdükten sonra da tecavüz ediyordu.

Ted Bundy, yargılandığı süre içerisinde iki kez hapishaneden kaçmıştı. 

1975’te Ted Bundy, Utah’ta adam kaçırma ve ırza tecavüz girişiminde bulunduğu suçlamasıyla ilk kez hapsedilmişti.

24 Kasım 1946’da dünyaya gelen Ted Bundy, yirmili yaşların ortalarında başladığı cinayetlere yirmi yaşların sonlarına dek devam ettirecek, hem kendi hayatını hem de sayısız genç kızın ailesini kabusa çevirecekti.

Ted Bundy’yi böylesine vahşi cinayetler işlemeye götüren sürecin ne olduğu tam olarak bilinmese de, çocukluğunda yaşadığı travmaların ve ilk sevgilisi tarafından terk edilmiş olmasının buna neden olabileceği iddia edilmektedir.

Nitekim, öldürdüğü genç kızların çoğunun kendisini terk eden kız arkadaşına benzediği söylenmektedir.

43 yaşında 24 Ocak 1989 günü sabah saat 7 civarlarında elektrikli sandalyede idam edildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu