Kitap yayını için yazar adaylarının yapması gerekenler nelerdir? Bu sorunun cevabını yine sektörün lideri İkinci Adam Yayınları’na sorarak cevaplamaya çalıştık.

Kitap yayını için yazar adayları hangi aşamalardan geçiyorlar ve kitap yayınının gerçekleşmesi ile neler yapmaları gerekiyor?

Dosyalarını bize ulaştırmaları yeterli. İstanbul’da yaşayan yazar adaylarımız genelde dosyalarını alıp yayınevimizle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirerek kitap yayınını gerçekleştiriyorlar. İstanbul dışında olan yazarlarımız dosyalarını mail yoluyla göndererek süreci başlatabilirler. Yurt dışında yaşayan yazarlarımız da yine dosyalarını mail atarak hızlı bir şekilde kitap yayını için 

İkinci Adam Yayınları’nın desteği ile kitap yayınlamak ile ilgili yazar adaylarının edinmesi gereken her türlü bilgiyi sizlere sunmaya devam ediyoruz. Bu arada aklımızdaki soruların dışında bize sizlerden ulaşan sorulara da yanıt aradık.

Kitap yayınlamak ile ilgili süreçte bazı merak edilen detaylar hakkında bilgi sahibi olmak istiyoruz. Örneğin kitap yayınlamak için size başvuranları ilk baskıda kaç adet kitap bastırmak üzere yönlendiriyorsunuz? 

Kitap yayınlamak için bize başvuran yazarların bir kısmı 5000 adet – 10000 adet kitap bastırmak istediklerini söyleyerek bize geliyorlar. Eğer kitap yayınlamak için bize başvuran yazar 1000 adet kitabı bizde bırakıp gerisini kendisi almayacaksa bu adetlerde kitap genel olarak yayınlamıyoruz. İşe 1000 adet kitabı tüketmeyi hedefleyerek başlamalarını tavsiye ediyoruz. Hatta 500 adet kitap yayınlamak sektöre girecekler için uygun bir adettir. Malum Türkiye’de çok fazla kitap okunmuyor, riski en aza indirmek gerekiyor. Zaten birazcık başarılı olsunlar yeter, kitap yayınlamak için bize başvuranlar arasında başarılı olanlara biz her türlü desteği veriyoruz.

Kitap yayınlamak için başvuru yapanlar nelere dikkat etmeliler?

Kitap yayınlamak için başvuru yapanların yayınevi seçiminde çok dikkatli olmaları gerekiyor. Kitap yayınlamak için başvuru yaparlarken yayınevinin başarıya ulaştırdığı yazarların olup olmadığına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Bir yayınevi kitap yayınlamak için kendisine başvuran yazar adayları arasında birkaç ismi popüler hale getirememişse o yayınevinden uzak durmaları gerektiğini bilmeliler. 

Ekşi Sözlük’te sizin sayfanıza girince kitap yayınlamak isteyenleri Acun Ilıcalı’nın Yetenek Sizsiniz programına benzetildiğine dair bir yorumla karşılaştık. Sürecin aynen Yetenek Sizsiniz adlı programda olduğu gibi ilerlediğini, kitap yayınlamak için başvuru yapanların çoğunun başarıya ulaşamayacağını ancak az sayıdaki kişinin başarılı olabileceği anlatılıyordu. Siz bu konuda nasıl düşünüyorsunuz?

Bu yorumu biz de okuduk. İkinci Adam Yayınları olarak Ekşi Sözlük’te yer alan bu yoruma muhteşem bir tanımlama diyebiliriz. Sektörün lideri konumunda olsak da kitap yayınlatmak için başvuran yazarların tümünün başarılı olmasının imkânsız olacağını söylemek gerekiyor. Kitap okuma oranının bu denli düşük olduğu bir ülkede kitap yayınlamak ve bilinen bir yazar olmak hiç de kolay bir şey değil. Fakat Ekşi Sözlük’te yazılan yorumun devamındaki söylemler de çok önemli. Ancak ve ancak pes etmezseniz, kendinizi adarsanız bir yerlere gelebilir ve başarılı olabilirsiniz. Bu hemen her meslek için geçerli fakat edebiyat alanında kendini adamak olmazsa olmaz bir durum.

İkinci Adam Yayınları kitap yayınlamak için başvuru yapanlar arasında kimlerin başarılı olacağını kimlerin olamayacağını başvurular esnasında anlayabiliyor mu?

Kitap yayınlamak için başvuru yapanlar, kitap yayınlamak için sözleşme yaptığımız yazarlar arasında kimin başarılı olup olamayacağını anlamak çok kolay olmuyor. Genelde gençler, özellikle sosyal medyayı iyi yöneten gençler daha başarılı oluyorlar fakat hiç beklemediğimiz oranda başarılı olan kişiler de çıkabiliyor. Biz de yazarları kitap yayını gerçekleştikten sonraki süreçte tanıyoruz, birbirimizi tanıma süreci oldukça önemli, bir de bir yazarın bir kitap yayınlamak ile işin bitmeyeceğini bilmesi gerekiyor. Dördüncü beşinci kitabını yayınladıktan sonra başarıya ulaşan yazarların sayısı da azımsanmayacak oranda yüksek oluyor.

 Röportaj : Sarp Karan



Add a comment